Girişim Günlüğüm: Nasıl başladım? (1. bölüm)

Özet: Adım adım ne yaptım?

1. İş fikri ile ilgili kafamda ışıklar yandı (burada kocamın da hakkını yememek lazım):

Hatırlarsanız birkaç gün önce Türkiye’ye gelişimizi anlatırken sizlerin de dönem dönem bulmanız gereken tamirci, boyacı, nakliyeci, marangoz gibi birçok hizmet vereni bulmam gerekti. Hele ki bir de memlekette bir süre olmayınca insanın eli ayağına karışıyor. Sağolsun arkadaşlarımız da yardıma koştular. Epey bir zaman harcayıp sağdan soldan bulduğumuz kişileri teker teker aradık, fiyat aldık ve bir şekilde işleri yaptırdık. Bunların bir kısmı iyi olmasına iyiydi ama baktık ki bir kısım işi aynı kaliteye yarı fiyatına yaptırabilirmişiz. Bir kısmı da uyduruk çıktı… Mesela gümrükten bizi eve getiren kamyon. Site girişi 3m, adama soruyorum kamyon kaç m, ”ablacım geçer” diyor. Bendeniz saftirik de inanıyor buna.. Atatürk’ün metrik sistemi getirmesinin bi nedeni var tabii. Sitenin kapısında yaşadığım telaşeyi ve hızla güvenliğin de yardımıyla minik bir kamyonet bulma stresini de bir ben bir Allah bilir.

İşte bu badireleri atlatıp eve girdikten sonra dedik ki ya bu insanları bulmak neden daha kolay olmasın.. Amerika’da bu işler internet üzerinden kolayca bulunuyor, biz niye bu işi hala eski usül yapıyoruz? Ve böylece iş fikrinin temelleri atılmış oldu.

2. Fikre inanan bir ben bir sen miyiz, yoksa hakikaten mi ilginc etrafa sordum soruşturdum:

Tabii ki dunyada tek taşınan, evine usta ihtiyacı olan insan ben değilim ama yine de fikri biraz anlatıp insanlar ne düşünüyor anlamak istedim. Baktım genelde olumlu yorumlar, o zaman doğru yoldayım.

3. Fikre iyice inanınca, yalnızca bu işe odaklanmaya karar verdim:

Fikrin ‘üstüne uyudukça’, aklıma daha da yatmaya başladı. Ve zaten içimde olan girişimcilik isteği giderek yoğunlaştı. Ancak odaklanmama vesile olan iki şeyi burada belirtmek istiyorum. İlki okuduğum bir kitap ‘Delivering Happiness’. Kitabın yazarı Tony Hsieh bir girişimci ve Amerika’da çok başarılı olan internet üzerinden satış yapan zappos.com websitesinin CEO’su. Kitabı ayrıca bir yazıda anlatmalı.. İkinci şey de oğlum Demir’in nefes problemi nedeniyle hastahanede geçirdiği iki gün içinde gündelik hayattan sıyrılıp ne istediğimi düşünme fırsatı yakalamam (daha ziyade bir tokat çarpması diyelim buna) oldu. Ve işimden istifa edip ben bu işi yapacağım dedim.

4. İşimden ayrıldıktan sonra hızla kendime bir düzen kurmaya çalıştım:

Hızla yeni bir düzen kurmaya gayret etmek faydalı olabilir. İlk haftam çok garipti. Ofis yok, dosyalar yok, IT yok, pek bi insan yok…Napacağım? Evde bir köşe yapsam Demir peşimde, hayatta bırakmaz. Ben de gittim kendime buyukce bir bilgisayar çantası ve istediğim yerde çalışabilmek için VINN aldım. İlk bir iki hafta Starbucks’ları ofis olarak kullandım, şimdilerde kardeşimin boş evindeyim ve ofis bakıyorum. Bir kez geçici ofis tuttum yarım günlük (bkz: Regus) ve toplantı gerekince de Starbucks’a gidiyoruz, onlar da masa rezervasyonu dahi alıp bunu teşvik ediyorlar – buradan çok teşekkürler SB- Esnek bir takvimim olmasının avantajlarını kullanıyorum. Konsantre olamayınca tüm İstanbul bana ofis : ) Mesela bugünlerde komşuda inşaat var, ben de attım kendimi dışarılara çalışmak için..

5. Daha önce şirket kurmadığım için uymak gereken prosedürleri öğrenmeye ve destek birimleri bulmaya başladım:

İlk yaptıklarım:

a. Şirket kurmak , b. Muhasebeci bulmak ve c. en önemlisi: teknik ortak aramaya koyulmak

Detayları: arkası yarın… biraz iş yapalım!

Reklamlar

Haziran 1, 2011 tarihinde Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 2 Yorum.

  1. Benim yapacağım işte seninkine yakın fakat İş planını yaparken lütfen şunlara dikkat et.
    1- Hizmet aldığın adamlar internet kullanıyorlar mı ? Örnek Boyacı , nakliyeci vs..
    2- Hizmet verdiğin insanlar seni internette nasıl bulacak.Markalaşmadığın sürece kimse seni armut diye aramaz.
    3- Herkes telefonla yüz yüz konuşma ihtiyacı duyar.bu bir alışkanlık.Çoğu kişi form doldurmayı çok mecbur kalmadıkça istemiyor.
    4- Gelir modelini iyi belirlemek gerekir.diye düşünüyorum. ( Örnek : Boyacıdan yıllık ,aylık üyelik ücreti aidatı almak gibi . Onlarda vermek istemeyecektir. Çünkü kazanmadıkları parayı sana vermek istemezler. Burası Türkiye ve internet daha yeni gelişiyor.

  1. Geri bildirim: Girişim Günlüğüm: Nasıl başladım? - :

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: