bebek+uyku: dandini dandini dastana, oğluşum bi yatsana…

Bebekler ve uyku…. Nasıl ve ne zaman birbirine yakınsayacağını bilemediğimiz iki konsept : ) Bu konuda birbirinden çok ayrı birkaç yöntem var. Ve anneler biliyorsunuz bu tip konularda çok hassas ve eleştiriye pek açık olamayabiliyor.. O nedenle doğru yanlış göreli diyerek kendi tecrübemi sizinle paylaşacağım.

İki ana yol var aslında. Birisi bebeğim ağlasa da olur (Dr. Ferber ve benzeri), diğeri ise aman bebeğim ağlamdan bu işi çözelim (Dr. Sears ve benzeri).  Benim Amerika’daki birçok arkadaşım ve gittiğim doktor bu metodlardan ilkini önerdiler. Tüm metodlar ile ilgili bilgiyi internetten bulabilirsiniz diye ben size Demir ile benim uyku maceralarımızı yazmak daha faydalı olur diye düşünüyorum…

Annemin de tavsiyesi ile Demir’i doğduğu günden itibaren sürekli kucakta tutmak yerine arada kendi kendine yatağında da yatırdık (yakınından ayrılmayarak). Böylelikle bir kucak tavşanı olmak yerine yatağında da durabilen bir bebek oldu kendisi.

Biz Türkiye’ye geldiğimizde 8 aylık olmuştu bile. Gecede 2-3 kez kalkıyor ve oynamak istiyordu. Ben de odasının düzenini kurar kurmaz Demir’in uyku düzenini kurmak için kolları sıvadım. Ve Ferber metodunu uygulamaya koymak için start verdim.

Ferber metodu baştan söyleyeyim ki anne ve baba için uygulaması oldukça zor bir yöntem. Ama eğer biraz sebat ederseniz karşılığını da alıyorsunuz. Ben olayın abartıldığı kadar ‘çocuğu bırak ağlasın’dan ziyade çocuğa gece yatmadan önce bir rutin oluşturmak ile ilgili olduğuna inanıyorum.

Bu işe başlamadan hazırlık olarak bir iki hafta önceden bir rutin başlattık. Önce yemek, ardından banyo, (bazen krem ile masaj), odamızın ışığını kısıp oyuncaklar ile oynama, birlikte iki ya da üç kitap okuma sonra yatağa yatma. Çocuklar rutini seviyor, neyin ardından ne beklemeleri gerektiğini öğreniyorlar. Dolayısıyla Ferber metodunu takip edemeseniz bile bir yatma rutini sağlamanın faydalı olacağına inanıyorum. Rutinimizin sonu yani yatağa gidişimiz saat 7:30’da oluyordu. Büyüdükçe bu 8, daha sonra 8:30 oldu. Ama bu kuralı özellikle 1.5 yaşına kadar herhalde seyahat hariç hiç ihlal etmedik. Daha sonrasında cin gibi olduğundan örneğin misafir geldiğinde yarım saatlik kaymalara ara ara izin verir hale geldik.

Peki bu işin neresi zor derseniz şöyle: Amaç bebeği çok aşırı uykudan uyuyamaz hale gelmeden (ya da örneğin gözlerini ovuşturmaya başlamadan önceki anı yakalayarak) yatağına bırakıp ona kendi kendine uykuya dalabilmeyi öğretmek. Bunun için rutininizin sonunda onu yatağına bırakıp iyi geceler öpücüğü verip odadan çıkıyorsunuz. E tabi sizi hep yanında isteyen bücürük ağlayabiliyor, ama siz 5 dakika (ağlasa bile) dışarıda bekleyip ondan sonra 1 dakika kadar yanına gidiyor, onu kesinlikle kucağınıza almadan ama okşayıp severek ve çok az konuşarak rahatlatıp tekrar odadan çıkıyorsunuz. Ve bu süreyi 6 dakikaya, 7 dakikaya vs… çekip devam ediyorsunuz. İlk gece en zor gece. İnsan ben nasıl bir anne babayım diye kendini çok kötü hissedebiliyor. Ben çok yakın arkadaşlarımı çağırmıştım destek için. Oğlan neyse ki iki kez yanına girdikten sonra uyudu. Ve biz bu işi bir gecede hallettik. Sonradan seyahat ya da hastalık gibi durumlarda düzen bozuluyor, ancak bir kez bu eğitimi aldıktan sonra bozulsa da yeniden oturtmak daha kolay oluyor.

Deneyip vazgeçecekseniz bu işe hiç başlamayın derim. Çünkü bu sefer çocuğunuza tutarsız bir mesaj yollamış oluyorsunuz. Önemli olan tutarlılık ve onu sevdiğinizi hissettirmek. Bu eğitime o akşam şahit olan arkadaşlarımdan birisi bu metodu çocuğu hiç uyumayan bir başka arkadaşına anlattı ve onlar da bu işi başardılar!  Dediğim gibi tutarlılık, rutin, aynı saatte uyumak önemli. Bebeğinizin yanına sarılıp seveceği bir oyuncak da koyabilirsiniz.

Unuttuğum son şey de gece uyanmaları. 6 ay öncesi bebekler nörolojik olarak çok uzun süre uyuyamıyorlar. Ama bu dönemden sonra uzun uykular olası. Gece acıkıyor bebekler diye bir bahane de gerçek değil aslında. Bunu kesmezseniz yattığı yerden keyfime keyif şeklinde yemeğe devam ediyorlar. Bunun için doktorumun önerisi gece su verin, su içmek için uyanmaya değmez deyip gece uyur demişti. Birkaç gece içinde hakikaten de 11-12 saatlik uykulara kavuştuk.

Şimdiden bebeğinize -ve size- iyi uykular, tatlı rüyalar!

Reklamlar

Temmuz 27, 2011 tarihinde anneler için içinde yayınlandı ve , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 7 Yorum.

  1. Başak, bir tavsiye de benden 😉

    İlk günleri anneanne, dedeler ve babaanne dörtgenine denk getirmemek lazım, mahalle baskısı oluyor azıcık 🙂

    Bizim deneyimlerimiz ve okuduklarımıza göre, çocuğun uyku haline yatağında geçmesi çok önemli. Aksi halde gece mutlaka uyanıyor ve huzursuzluk yaşıyor.

    Ağlatma metodu bizde işe yaramadı ama sabırla uğraştık, değişik metodlar denedik ve şimdi ufaklık kendi kendine uyuyor.

    • Evet bir jenerasyon farkı oluyor bebek yetiştirme konusunda ailelerle, ama insan doğruları denedikçe buluyor. İstersen metodlar gizli değilse paylaşır mısın?

      • Rutin var gene. Rutin sonrası anne bıdığın yanına giriyor, tamamen karartılmış odada o uyuyana kadar bekliyor.

        Sonra zaman içinde telefona bakacam, su içeceğim gibi bahanelerle yalnız uyuması için fırsat veriyoruz.

        Belli bir süreden sonra artık büyüdün edebiyatı ve yalnız uykuya dalma sekansı 🙂

        Çok klasik bir anne-babalık olmuş be 🙂

  2. Serdarı’ın yorumunda bahsi geçen bıdığın annesi olarak bir düzeltme yapmak istiyorum. Bu süreç gerçekten çok çok zor ve sabır istiyor. Her çocuğun aynı yönteme vereceği tepki de çok farklı oluyor. Biz Ferber’i bir süre uyguladık ve başarılı olduk ancak bir gün geldi biz hiç bir değişiklik yapmadığımız halde kızımız sanki günlerdir ağlamadan uyuyan kendisi değilmiş gibi aşırı ağlamaya başladı. 1 hafta kadar daha devam ettik ancak benim kalbim buna daha fazla dayanmadı. Bunun üzerine bir süre kucağımızda uyutup yatağına koymak suretiyle eski yönteme döndük. Bu da her gece 7-8 kere uyanmak şeklinde bize geri döndü. Her seferinde tekrar kucağımda uyutup yatağına koyarken de uyanmasın diye dualar ediyordum. Baktık ki Ferbere geri dönemeyeceğim, kucakta uyutmak da bizi perişan ediyor. O sıralar yine takip ettiğim bir blog sahibinin uyguladığı yatır-kaldır metodunu uygulamaya karar verdim. ferber’i uygulamadan önce bütün kitabını okumuştum ama Tracy’nin yatır-kaldır metodunu kitaptan okumadan oradan buradan okuduklarımla uygulamaya başladım. Veee bir süre sonra işe yaradı. Tabi bunun öncesinde rutinimiz hep vardı. O hiç değişmedi. Önce banyo sonra ışığı hiç açmadan karanlık odada pijama giydirme, kucakta son sütü içirme ve en son yatak şekline bir rutinimiz vardı. Daha sonraları Serdar’ın yazdığı gibi uyuyana kadar ben zifiri karanlık bir odada onun yanında bekliyordum. Arada bir odada mıyım diye beni yokluyordu. Sonra bir gün aklıma esti ve “ben bugün son kez uyumanı bekleyeceğim odada. Yarın sen tek başına odanda uyacaksın” dedim. Tabi bu arada kızımız 2.5 yaşında idi onu da belirteyim. Ve ertesi gün hiç sorunsuz tek başına uyudu. 2-3 aydır da bu konuda bir sorun yaşamıyoruz. (Maşallah diye de yazıyım) Çok uzun yazmışım şimdi farkettim. Ama uyku konu olunca her annenin anlatacak uzun bir hikayesi oluyor 🙂

    • Hikayenin sonu güzel, önemli olan çocuğunu dinlemek ve ona en uygun yöntemi bulabilmek. Paylaştığın için çok teşekkürler Nilay!

    • “ferber’i uygulamadan önce bütün kitabını okumuştum ama Tracy’nin yatır-kaldır metodunu kitaptan okumadan oradan buradan okuduklarımla uygulamaya başladım.”

      Ben bu cümleye takıldım 🙂

  3. O cümleden anlaman gereken şu: Aslında metodu aynen uygulamaktan ziyade biraz iç güdü biraz çocuğu ve kendini tanıma ve biraz da okuduklarınla en optimum çözümü bulmak daha etkili sonuç verebiliyor. Yani Başak vermek istediğim mesajı gayet iyi anlamış canım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: