İnanmıyorum: Bir haftada tam beş kilo verdiren mucizevi 2012 diyeti için tıklayın!

Öncelikle başlık tamamen yalan!Böyle bir diyet ne duydum ne gördüm, böyle başlıklara da hayatta inanmamak gerekir diye düşünüyorum. 3 günlük elma diyeti, 5 günlük detoks diyeti gibi şeyleri duydukça tüylerim diken diken oluyor.

Benim de kişisel mücadele alanıma giren diyet olayı yeni bir yıla daha ince girmek isteyen herkesin aklındadır eminim. Bebek sonrası türlü nedenlerle çok kilo alıp kendimi tanıyamaz hale gelmiştim. Kolay değil, minyon bir vücuda alınan onca kilo kendimi çok sağlıksız ve mutsuz hissetmeme neden oluyordu. Özellikle de bebek öncesi haftada 2-3 düzenli spora gitmekten tabir yerindeyse bir patates çuvalına giden bir metamorfozdan geçince ne bir giysi kaldı giyebileceğim, ne de kendime bakmaya hevesim. Sonra bu armut.com macerama atıldığım hafta bir spor salonuna yazıldım ve sonrasında da arkadaş tavsiyesi üzerine bulduğum diyetisyenim Seçil Hanım’ın desteğiyle tam 8 kilo verdim. Nefes alışım, kendime bakışım değişti, hem fiziksel hem psikolojik olarak kendime gelişim de cabası : ) Evet diyeti insan kendisi yapıyor ama benim için onun desteğini almak, 10-15 günde bir yapılan kontrollere gitmek benim için büyük bir motivasyon oldu.

Bu yüzden diyetisyene henüz gitmeyen ama acaba gitsem mi diye düşünen armutseverler için kendisi de bir armut.com üyesi olan Seçil Hanım ile görüştük. Seçil Hanım da her zamanki sevecenliği ile bizi kırmadı ve sağlıklı beslenme için görüşlerini paylaştı. Bakın neler konuştuk:

Seçil Hanım, bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1979 Edirne doğumluyum, 2003 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyet bölümünü bitirdim, 2003 yılında Memorial Hastanesi klinik diyetisyeni, 2005-2008 yılları arasında ise Memorial Hastanesi diyet hizmetleri yöneticisi olarak görev aldım. Mart 2008′den itibaren Nişantaşı’nda Dengeli Yaşam Tarzı (DYT) adındaki beslenme –diyet danışmanlığı merkezimin yöneticiliğini yapmaktayım. 2010 yılında aldığım eğitimlerlerimi tamamlayarak New York Business Training Institute (NYBTI) Türkiye Yaşam Koçu Eğitmeni ünvanını aldım. Yaşam Koçu konusunda bireysel koçluk hizmetleri, kurumsal koçluk hizmetleri verirken aynı zamanda yaşam koçluğu eğitimleri de düzenlemekteyim. 2011 yılında ‘Zayıflamak İstiyorum’ adlı kitabınımı çıkardım.

Peki nasıl bir kilo verdirme yöntemi kullanıyorsunuz?

Ben her zaman sağlıklı, dengeli beslenerek zayıflama taraftarıyım, şok diyetler, mucize formiller uygulamam bunların bilimsel olmadığını bilirim ve kişinin beslenme alışkanlıklarını düzeltecek, sağlıklı beslenme mönüleri ile zayıflatmaya çalışıyorum. Zayıflama diyetlerinde su ve kas kaybı yerine uzun dönemli yağ ölçümlerini kontrol ediyorum. Kişileri zorunlu, sevmedikleri besinler yerine yapabilecekleri, pratik mönüler hazırlıyorum.

Sürekli gelip geçen, filanca’nın diyeti diye hitap edilen ‘moda’ diyet akımları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Bu diyetler gelip geçici, sağlıksız, kişinin beslenme alışkanlıklarını değiştirme yerine, hızlı, kas ve su kaybı sağlayan, kalıcı olmayan diyetlerdir. Genellikle beslenme alışkanlıklarını değiştirmediği için kişi verdiği kiloları hızla geri alır. Bilimsel verilerle hazırlanmayan diyetlerdir.

Danışanlarınız için programlarınızı neye göre hazırlıyorsunuz?

Benim için en önemli olan kişinin beslenme alışkanlıkları, hatalarıdır. Hatalarının düzeltilmesi önemlidir. Tabii ki programları hazırlarken kan tetkikleri, yağ-su-kas ölçümleri gibi verileri de kullanıyoruz. Örneğin kası eksik olan bir kişide diyeti hazırlarken daha ağırlıklı protein kullanıyorum.

Kilo vermek isteyen bir insana 3 altın kural vermeniz istense neleri söylerdiniz?

  1. Hareketi arttırmalı
  2. Yemek saatlerini düzenleyip, ara ve ana öğün düzenini kurmalı
  3. Şekerli , tatlı besinleri diyetinden uzak tutmalı

Özellikle çalışan bayanlar için yeni yılda nasıl bir yemek düzeni önerirsiniz?

Özellikle çalışan bayanların yaptığı en büyük hata sabah kahvaltısını atlamak , mutlaka sabah kahvaltısını düzenli yapmamız şart, ikinci hata işe çok yoğunlaşıp ara öğünleri atlamak. Ara öğünlerde ceviz, badem, meyve, kepekli tost, sandviç, kepekli bisküvi, yoğurt tarzında besinler tüketmeye özen göstermek gerekir. Akşam işten çok geç çıkanlar için problem akşam yemeği oluyor, akşam 19:00 dan sonraya yemeği bırakmamak zorunlu ise az, sebze ağırlıklı besinler tüketmek gerekir. Çalışanlarda en büyük problem ise stres anında tatlı yemektir. Bu durumlarda sıcak tarçınlı süt içmek size rahatlatır, tatlı yerine bu tür sağlıklı besinlere ulaşmak daha iyidir.

Peki hamile olan, yeni doğum yapan veya bebeğini emzirmeye devam eden annelere önerileriniz?

Emzirme sürecinde annelere gereksiz birçok besin süt yapar diye zorla yediriliyor, süt yapan besinler sudur, bol sıvı almak sütü arttırır ve tabii ki dengeli beslenmek, yoksa 1 kg baklava yemek sütü arttırmaz. Komposto, sütlü tatlılar, su, ayran, süt, et ve türevleri, bol sebze ve meyve sütü arttıran besinlerdir. Burada en önemli nokta az az sık sık yiyerek yine sütün arttırılmasında vücuda yardımcı olmaktır.

Spor yapan kişiler için öneriniz nedir, özellikle yeni kas oluşumu ya da kasları koruma açısından tavsiyeler?

Sporda en önemlisi protein ve karbonhidratı yeterli almaktır. Spor öncesi tavuk, hindi gibi yağsız bir et ile yanında haşlanmış makarna, bulgur tarzı bir besin tüketip spora başlamak veya daha hafif bir besin tüketmek istiyorsa tost+ayran tarzında hem protein hem karbonhidrat içeren bir besin tüketimi spor sonrası da yine tavuk, köfte tarzı et  ve yanında ayran, kepekli ekmekten oluşan bir mönü ile devam etmek kas artışını sağlayacaktır. Protein miktarları kişinin kilosuna gore detaylı olarak ayarlanmalıdır.

Bazılarımız ise kiloyu verebiliyor ancak stres ya da farklı nedenlerle koruyamıyor. Bu konuda tavsiyeleriniz nelerdir?

Stresle başa çıkma acil planı hazırlamalıdır herkes kendine, yani bu gün iş yerinde bir problem yaşadınız ve çok mutsuzsunuz eve gidip buzdolabının önüne oturacağınıza böyle durumlarda size neyin mutlu edeceğini bilip ona göre davranmalısınız. Örneğin sinemaya gitme, bir kız arkadaşla buluşma, yürüyüş yapma, örgü örme, puzzle gibi hobilerinizi belirleyin ve stres anında hemen onları yapmaya eğilim gösterin.

Son olarak da sizce kimler bir diyetisyen ile çalışmalı ve seçim yaparken nelere dikkat etmeliyiz?

Bence her yaş ve cinsiyette, durumu ne olursa olsun herkes diyetisyene mutlaka danışmalıdır. Yağ-su-kas ölçümlerini, beslenme alışkanlıklarını, kan tetkiklerinize gore beslenme tarzında mutlaka bir kez olsa da diyetisyenin yorumlarını alınız. Eğer uzun sureli bir tedavi gerekecekse zaten diyetisyen size yönlendirecektir. Eğer bir problem yoksa değerlendirmeleriniz ve öneriler ışığında sağlıklı beslenmeye devam edebilirsiniz.

Seçil Hanım ve diğer diyetisyenlerimize ulaşmak ister misiniz? Diyetisyenlerden teklifler size gelsin >

Reklamlar

Ocak 10, 2012 tarihinde anneler için içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: